Aynı Evde Yaşayan İki Yabancı

Aşkla sevgiyle başlayan bir çok evlilik bugün aynı evi paylaşan iki yabancı durumuna geldi. Aşkın ve saygının azalması ile birlikte yaşamak zorunda kalan çiftler meydana geldi. Ekonomik durumun iyi olmaması, çocukların durumdan olumsuz etkilenmemesi için çiftler aynı evde iki arkadaş gibi yaşamaya başladı. İki tarafta artık mutluluğu başka yerlerde aramaya başladı. Erkek iş arkadaşları ile vakit geçirerek, kadın hemcinsleri ile yaptığı günlerde mutluluğu aramaya başladı.

Aynı evde iki yabancı gibi yaşamak bugün bir çok kadın ve erkeğin kaderi yaşam biçimi haline geldi. İlişkiler çıkar ve menfaat üzerine kurulmuştur. Çocuklar mutsuz olmasın, ayrılırsak herkes ne der, nerelere giderim. Hayat acımasız mecburen katlanmam lazım bu da benim kaderim diyen kadınlarımızın sayısı oldukça fazladır.

Aynı evde iki yabancı gibi yaşamak kişinin kendisine olan onur ve saygısının azalmasına neden olur. Kendini güçsüz ve çaresiz hisseder. Eline imkan geçtiği ilk fırsatta evi  terk edecektir. Evi terk edecek gücü ve kuvveti kendisinde bulmuyordur.

Herkesin evde görev ve sorumluluğu vardır. Çiftler bu görev ve sorumluluğu yerine getirdiği sürece ilişki devam eder. Kadın evde yemek temizlik işlerini yapar. Baba işine gider parasını kazanır evin yükünü çeker. Duygunun aşkın heyecanın olmadığı evlerde çocuklar da mutlu olamaz. Böyle aile yapıları mutlu çocuk yetiştiremez.